
Antik Çiçek Hastalığı Genomları, Avrupa Kolonizasyonunun Amerika'ya Getirdiği Yıkımı Kanıtladı
Haber Özeti
Bilim insanları, Amerika kıtasında bulunan ilk antik çiçek hastalığı genomlarını analiz ederek, hastalığın Avrupa kolonizasyonu ile kıtaya taşındığını moleküler düzeyde kanıtladı. Çalışma, virüsün evrimsel sürecinin kolonyal dönemde nasıl sabitlendiğini ve aşıların yaygınlaşmasıyla birlikte nasıl yeniden değişime uğradığını gözler önüne seriyor. Bu araştırma, antik DNA analizlerinin tarihsel gizemleri çözmedeki ve modern hastalıkların evrimini anlamadaki kritik rolünü vurguluyor.
Araştırmacılar, Amerika kıtasında tanımlanan ilk antik çiçek hastalığı virüsü genomlarını analiz ederek, hastalığın Avrupa kolonizasyonu yoluyla kıtaya taşındığına dair şimdiye kadarki en güçlü doğrudan kanıtı ortaya koydu. Variola virüsünün neden olduğu çiçek hastalığı, Avrupalıların gelişiyle birlikte yerli halkların yaşadığı felaket boyutundaki nüfus düşüşlerinde başrol oynamıştı. Daha önce sömürge dönemi salgınlarını Eski Dünya'da dolaşan suşlarla ilişkilendiren doğrudan bir genetik kanıt bulunmuyordu. Science dergisinde yayımlanan çalışma, 15. yüzyılın sonu ile 17. yüzyılın başları arasında Şili'de gömülen bireylerden elde edilen antik viral DNA'yı inceledi. Bulgular, virüsün Orta Çağ Avrupa suşları ile sonraki yüzyıllarda yayılan suşlar arasında evrimsel bir köprü kuran, günümüzde soyu tükenmiş bir varyant olduğunu gösterdi. Uzmanlar, virüsün 16. yüzyıla kadar genetik değişim geçirdiğini, ancak kolonyal genişleme döneminde evrim hızının yavaşladığını belirtiyor. Bu durum, virüsün bağışıklığı olmayan popülasyonlar arasında yayılmak için ideal bir evrimsel seviyeye ulaştığını düşündürüyor. Aşıların yaygınlaşmasıyla birlikte ise virüsün evrimsel hızının tekrar arttığı gözlemlendi.









