
Avrupa'da Konut Krizi Derinleşiyor: Sofya, Asgari Ücretliler İçin En Ulaşılmaz Başkentlerden Biri Oldu
Haber Özeti
Avrupa Birliği'nde asgari ücretle çalışanlar için konut maliyetleri giderek daha ulaşılamaz hale geliyor. Sofya'da asgari ücretin %154'üne tekabül eden kira bedelleriyle durum endişe vericiyken, Prag ve Lizbon gibi başkentlerde bu oran daha da yükseliyor. Sendikalar, bu sürdürülemez uçurumun yoksulluğu ve durgunluğu tetiklediğini belirterek acil müdahale çağrısında bulunuyor.
Avrupa Birliği genelinde konut maliyetleri, asgari ücretliler için giderek daha ulaşılamaz hale geliyor. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ve Eurostat'tan alınan yeni veriler, kiralar ile gelirler arasındaki uçurumun genişlediğini gözler önüne seriyor. Sofya, bu durumdan en çok etkilenen şehirler arasında yer alıyor ve Bulgaristan'ı, düşük ücretli çalışanlar için temel konutun finansal olarak sürdürülemez hale geldiği başkentler grubuna sokuyor.
Sofya, Avrupa'nın en pahalı başkentleri arasında. Bulgaristan'ın başkentinde, iki odalı bir dairenin ortalama kirası yaklaşık 954 avro olarak belirtilirken, 1 Ocak 2026 itibarıyla asgari ücret 620 avro seviyesinde bulunuyor. Bu durum, konut maliyetlerinin en düşük yasal gelirin %154'üne ulaşan devasa bir uçurum yaratıyor. Pratik olarak, Sofya'daki bir asgari ücretli, kira bedelini tüm aylık maaşını aşmadan karşılayamıyor ve tam gelirinin ötesinde ek fonlara ihtiyaç duyuyor.
Bulgaristan'daki çalışanların yaklaşık %13'ünün asgari ücretle geçindiği düşünüldüğünde durum özellikle endişe verici. Aynı zamanda, daha geniş AB verileri uzun vadeli bir yükseliş eğilimine işaret ediyor; Avrupa Komisyonu rakamlarına göre, 2013'ten bu yana Avrupa genelinde kiralar %20'den fazla, emlak fiyatları ise neredeyse %50 oranında arttı.
Sorun yalnızca Bulgaristan ile sınırlı değil. Birçok AB başkentinde konut maliyetleri asgari ücretleri önemli ölçüde aşıyor. Prag, 924 avroluk asgari gelire karşılık 1.710 avroluk kira ile en yüksek dengesizliği (%185 yük) kaydediyor. Lizbon %168 ile onu takip ederken, Budapeşte, Bratislava, Atina ve Riga da %150 oranını aşıyor veya yaklaşıyor.
Paris ve Madrid gibi daha zengin başkentlerde bile asgari ücretler kirayı karşılamakta yetersiz kalırken, sadece Brüksel ve Berlin nispeten daha düşük oranlar gösteriyor; buralarda konut maliyetleri asgari gelirin yaklaşık %70 ila %76'sını tüketiyor.
ETUC analizi, başkentler ile daha küçük şehirler arasında keskin bir ayrım olduğunu da ortaya koyuyor. Bulgaristan'da Sofya dışındaki bölgelerde, asgari ücretin yaklaşık %45'i tipik olarak kiraya gidiyor; bu oran başkente göre önemli ölçüde düşük olsa da, AB ortalama hanehalkı konut maliyeti payı olan %23,6'nın hala üzerinde. Benzer bir durum, Atina dışındaki konut maliyetlerinin belirgin şekilde daha düşük olduğu ancak yine de düşük gelirli hanehalkları üzerinde baskı oluşturduğu Yunanistan gibi diğer ülkelerde de görülüyor.
Sendikalar, asgari ücret kurallarının uygulanması, daha güçlü toplu pazarlık sistemleri ve sosyal konuta yapılan yatırımların artırılması da dahil olmak üzere daha güçlü Avrupa ve ulusal eylemler çağrısında bulunuyor. ETUC'tan Esther Lynch, konut, gıda ve enerji maliyetlerinin birleşik baskısının çalışanları finansal sıkıntıya soktuğu konusunda uyardı. Lynch, “Yüksek konut maliyetleri ve düşük ücretler insanları yoksulluğa, ekonomiyi ise durgunluğa itiyor. Kiralar ile ücretler arasındaki uçurum tamamen sürdürülemez durumda,” dedi. Ayrıca, birçok çalışanın neredeyse hiç harcanabilir gelirinin kalmadığını, bunun da temel finansal istikrarı veya zorunlu sağlık hizmeti maliyetlerini giderek daha ulaşılamaz hale getirdiğini ekledi.









