
Bulgaristan Paradoksu: Avrupa'nın En Yüksek Doğum Oranı ve En Düşük Yaşam Standartları
Haber Özeti
Bulgaristan, AB'nin en yüksek doğurganlık oranına sahip olmasına rağmen, göç ve yüksek ölüm oranları nedeniyle nüfusunun hızla azalmasıyla büyük bir demografik çelişki yaşıyor. İstihdam piyasasında kaydedilen iyileşmeler, ülkenin kronikleşmiş yoksulluk ve düşük yaşam standartları sorunlarını çözmeye tek başına yetmiyor. Ülke, ekonomik göstergelerdeki toparlanmaya karşın, Avrupa'nın en düşük yaşam beklentisi ve derin yapısal sorunlarıyla mücadele etmeye devam ediyor.
Eurostat'ın son verilerine göre Bulgaristan, Avrupa Birliği'nin en büyük çelişkilerini barındıran ülkelerinden biri olmaya devam ediyor. Ülke, istihdam ve ücret artışında önemli ilerlemeler kaydetmesine rağmen yoksulluk, demografik gerileme ve düşük yaşam kalitesi gibi kronik sorunlarla boğuşuyor. AB içindeki en uygun maliyetli yaşam sunan ülke olmasına karşın, aynı zamanda yoksulluk ve sosyal dışlanma riski açısından listenin başında yer alıyor. Demografik açıdan çarpıcı bir tablo çizen Bulgaristan, kadın başına 1,72 çocuk ile AB'nin en yüksek doğurganlık oranına sahip olmasına rağmen, 2015-2025 yılları arasında nüfusunun %8,4'ünü kaybederek birlik içindeki en hızlı nüfus düşüşünü yaşıyor. Göç ve negatif doğal nüfus artışı, doğum oranlarındaki yükselişi gölgelerken, yaşam beklentisi de 75,8 yıl ile AB ortalamasının beş yıl altında kalarak listenin sonunda yer alıyor. Öte yandan iş gücü piyasası, işsizlikteki düşüş ve artan ücretlerle daha umut verici bir tablo sergiliyor. Ancak bu iyileşme, ekonomik büyümeden ziyade azalan nüfusun yarattığı iş gücü açığından kaynaklanıyor; bu da Bulgaristan'ın yapısal demografik zorluklarını daha da görünür kılıyor.









