
Bulgaristan'da Yoksulluk Riski Alarm Veriyor: Gelir Eşitsizliği 1.4 Milyon Kişiyi Tehdit Ediyor
Haber Özeti
Asgari ücrette AB'nin dibinde yer alan Bulgaristan'da, gelir eşitsizliği 1.4 milyon vatandaşı yoksulluk riski altında bırakıyor. Ücret artışlarına rağmen bu uçurum kapanmazken, Ulusal İstatistik Enstitüsü Başkanı Atanasov, durumu düzeltmek için yapısal reformlar, idari optimizasyon ve eğitime yatırımın şart olduğunu vurguluyor. Bu adımlar atılmazsa ülkedeki sosyal sorunların derinleşeceği belirtiliyor.
Bulgaristan, asgari ücret açısından Avrupa Birliği ülkeleri arasında son sırada yer alıyor; sadece AB komşularının değil, Türkiye, Sırbistan ve Arnavutluk gibi blok dışındaki ülkelerin bile gerisinde kalıyor. Ulusal İstatistik Enstitüsü (NSI) Başkanı Doç. Dr. Atanas Atanasov, bu durumu “Genç Aileler ve Gelir” başlıklı tartışmada vurguladı. Yıllık ücret artışlarında istikrarlı bir yükselişe rağmen, Bulgaristan diğer AB ülkeleri ve bölgesel rakipleriyle arasındaki farkı kapatmakta zorlanıyor.
NSI verileri, son yirmi yılda hem ortalama hem de asgari ücretlerde önemli artışlar olduğunu gösteriyor. 2007'de ortalama ücret 431 leva iken, 2025 yılına kadar 2.500 levanın üzerine çıkması bekleniyor. Asgari ücret de Bulgaristan'ın AB'ye katıldığı zamanki 180 levadan 2024'te 933 levaya yükselerek önemli ölçüde arttı. Gerçek ücretler son beş yılda yaklaşık yüzde 50 oranında artış gösterdi. Ancak, bu kazanımlara rağmen yoksulluk yaygınlığını koruyor. Asgari ücretin resmi yoksulluk sınırının oldukça üzerinde olmasına karşın, yaklaşık 1.4 milyon Bulgar hala yoksulluk riski altında yaşıyor. Bu, 2008'deki 1.6 milyonluk rakamdan hafif bir düşüş olsa da, bu azalma önemli bir sosyal iyileşmeden ziyade ülkenin azalan nüfusundan kaynaklanıyor.
Bulgaristan'da gelir eşitsizliği, yalnızca Letonya ve Litvanya'nın daha geniş farklılıklar göstermesiyle AB'deki en yüksek seviyelerden biri olmaya devam ediyor. Atanasov, yapısal reformlar olmadan artan gelirlerin sosyal uçurumu kapatmayacağı konusunda uyardı. Bulgaristan'ın vergi ve sosyal güvenlik sisteminin daha etkili hale getirilmesi için yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Diğer bir kritik alan ise devlet yönetiminin optimize edilmesidir, zira kurumlar arasındaki mevcut zayıf veri alışverişi, hükümetin aşırı yoksulluk içindeki aileleri tespit etme yeteneğini kısıtlıyor. Atanasov, Portekiz'i örnek göstererek, burada 16 kurum arasındaki koordinasyonun sosyal desteği verimli bir şekilde hedeflemeye yardımcı olduğunu belirtti.
Eğitim, yoksulluğu azaltmada üçüncü temel direk olarak öne çıkarıldı. Beceri ve niteliklere yapılan yatırımlar, yoksulluktan kurtulmanın en güvenilir yolu olarak görülüyor, zira eğitim seviyesi yüksek ülkeler sürekli olarak daha düşük yoksulluk oranları sergiliyor. Atanasov'a göre, idari ve mali reformların yanı sıra eğitimi iyileştirmek, Bulgaristan'ın süregelen sosyal sorunlarının üstesinden gelmek için hayati öneme sahip.









