
Trump'ın İddialı Barış Hedefi: Ukrayna-Rusya Savaşı 4 Temmuz'a Kadar Bitecek mi?
Haber Özeti
Trump yönetimi, ABD Bağımsızlık Günü olan 4 Temmuz'a kadar Rusya-Ukrayna arasında bir barış anlaşması yapmayı hedefliyor. Ancak NATO kaynakları bu zaman çizelgesine şüpheyle yaklaşırken, Rusya'nın Donbas ve Zaporijya gibi kilit konularda maksimalist tutumundan geri adım atmaya isteksiz olduğu belirtiliyor. Bir yıldan uzun süren diplomatik çabalara rağmen ilerleme kaydedilemezken, bu iddialı hedefin mevcut siyasi ve askeri gerçekler ışığında aşırı iyimser olduğu düşünülüyor.
Bloomberg'in NATO kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Trump yönetimi, Rusya ile Ukrayna arasında ABD Bağımsızlık Günü kutlamalarına denk gelen 4 Temmuz'a kadar bir barış anlaşması sağlamayı hedefliyor. Kaynakların ayrıntıları açıklanmazken, Avrupalı ve NATO yetkilileri böyle bir zaman çizelgesinin gerçekçi olduğuna dair şüphelerini dile getirdi.
Konuya yakın yetkililer, ABD'nin Amerikan bağımsızlığının 250. yıldönümü öncesinde bir anlaşma için baskı yaptığını belirtirken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kilit taleplerinden ödün vermeye hazır olduğuna dair çok az işaret bulunduğunu kaydediyor. Bazı ABD'li yetkililer özel görüşmelerde, Moskova'nın özellikle Donbas bölgesi ve Zaporijya Nükleer Santrali üzerindeki kontrol konusunda maksimalist tutumundan geri adım atmaya isteksiz olduğunu kabul ediyor.
Ocak 2025'te yeniden başkanlık koltuğuna oturan Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki topyekûn savaşını hızla sona erdirme sözü vermişti. Ancak bir yıldan uzun süren diplomatik çabalarda Rusya'nın kararlı tutumu nedeniyle ilerleme kaydedilemedi. Daha önce Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ABD'nin dikkatini daha sonra kongre seçimlerine çevireceği için yaz başında bir uzlaşmaya varılmasını önerdiğini belirtmişti.
Müzakerelerde, Ukrayna'da Mayıs ayında yapılması planlanan seçimler öncesinde, Mart ayında bir anlaşmanın resmileştirilmesi olasılığının değerlendirildiği iddia ediliyor, ancak önemli engeller devam ediyor. NATO kaynakları, mevcut siyasi ve askeri gerçekler göz önüne alındığında önerilen zaman çizelgesinin aşırı iddialı olabileceğini vurguluyor.









