
Trump'ın Küba Hamlesi: İşgal mi, Abluka mı, Yoksa Bir Gözdağı mı?
Haber Özeti
ABD, Karayipler'deki askeri varlığını artırarak Küba üzerinde yoğun bir baskı kurarken, Trump yönetimi hem ekonomik abluka hem de askeri tehditlerle Havana'yı köşeye sıkıştırıyor. Uzmanlar, bu hamlelerin bir gözdağı olabileceği kadar, Trump'ın geçmişte yaptığı gibi ani bir operasyonun habercisi olabileceği konusunda da uyarıyor. Olası bir müdahalenin bölgede büyük bir istikrarsızlık ve göç krizi yaratma riski ise Washington'ın önündeki en büyük belirsizlik olarak duruyor.
Küba hükümeti üzerindeki baskı her geçen gün artarken, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Guantanamo Körfezi’ne yaptığı ziyaret sırasında Havana’ya yönelik verdiği gözdağı tansiyonu yükseltti. Hegseth, Küba’nın ABD ana karasını veya Guantanamo’yu tehdit edebilecek silahlar edinmesinin 'dayanılamayacak bir çatışmaya' yol açacağı uyarısında bulundu. Pentagon, son aylarda Karayipler’e konuşlandırdığı devasa deniz ve hava gücüyle, Donald Trump’ın tek bir emriyle operasyon başlatabilecek bir seviyeye ulaştı. USS Nimitz uçak gemisi grubunun bölgeye intikali ve yaklaşık 2.500 piyadenin hazır bekletilmesi, Washington’ın askeri bir zorlama paketini devreye soktuğunu gösteriyor.
Havana yönetimi ise bu baskıya meydan okuyarak yanıt veriyor. İstihbarat raporları, Küba’nın Rusya ve İran’dan temin ettiği 300’den fazla saldırı dronu ile ABD gemilerini hedef almayı planladığını öne sürüyor. Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, herhangi bir saldırının 'kan banyosuna' dönüşeceği ve ağır kayıplar yaşanacağı uyarısında bulundu. Askeri baskının yanı sıra, Trump’ın Venezuela petrolünü kesmesi ve Küba’ya yönelik uyguladığı ekonomik yaptırımlar, ülkeyi 1962 füze krizinden bu yana görülen en ağır ekonomik ablukaya itti. Avrupa merkezli firmaların ülkeden çekilmesiyle Küba ekonomisi ciddi bir çöküşle karşı karşıya.
Uzmanlar, Trump’ın bu stratejisinin Venezuela lideri Nicolás Maduro’nun yakalanması ve İran’a yönelik hava saldırılarıyla benzerlik gösterdiğine dikkat çekiyor. Florida’daki Küba kökenli seçmenler nezdinde sembolik bir zafer arayışında olan Trump için Havana, dış politikada prestij sağlayacak bir hedef konumunda. Ancak analistler, askeri bir müdahalenin rejimi devirmek yerine daha sert bir direnişe yol açabileceği ve olası bir istikrarsızlığın büyük bir göç dalgasını tetikleyebileceği konusunda uyarıyor. Mevcut durum şimdilik bir 'baskı diplomasisi' gibi görünse de, Trump’ın daha önce Maduro ve İran örneklerinde olduğu gibi, blöf yaptığı düşünülen anlarda dahi sert adımlar atabildiği gerçeği, bölgedeki riskin ciddiyetini koruyor.









