
Yaptırımlara Rağmen: Bulgaristan, İran'ın Doğu Avrupa'daki Ticaret Lideri Konumunda
Haber Özeti
Bulgaristan, Avrupa Birliği içinde İran'ın Doğu Avrupa'daki en büyük ticaret ortağı olarak öne çıkıyor; 2025'te 172.2 milyon avroluk hacimle AB genelinde yedinci sıraya yerleşerek yaptırımlara rağmen güçlü bir ilişki sergiliyor. Ancak, AB'nin insan hakları ve Ukrayna savaşıyla ilgili yeni yaptırımları ile ABD'nin ikincil yaptırım tehditleri, bu ticareti giderek zorlu bir ortama sokuyor. Özellikle "İran savaşı" olarak tanımlanan küresel enerji krizi ve yüksek petrol-gaz fiyatları, enerji ithalatçısı Bulgaristan için ciddi ekonomik riskler yaratırken, gelecekteki ticari ilişkilerin seyrini belirsizleştiriyor.
BGNES'e göre Bulgaristan, Avrupa Birliği içinde, özellikle de Doğu Avrupa üyeleri arasında İran'ın kilit ticaret ortaklarından biri olarak öne çıkıyor. 2025 yılında İran ile yapılan toplam ticarette Bulgaristan, 172.2 milyon avroluk hacimle yedinci sırada yer alırken, yalnızca Almanya, İtalya, Hollanda, Fransa, Belçika ve İspanya'nın gerisinde kaldı.
Ülke, İran ile pozitif bir ticaret dengesi sürdürüyor. 2025'te İslam Cumhuriyeti'ne yapılan Bulgaristan ihracatı 102 milyon avroya ulaşarak Bulgaristan'ı İran'a ihracat yapan AB ülkeleri arasında sekizinci sıraya yerleştirdi. Başlıca ihracatçılar arasında AB'nin en büyük ekonomileri olan Almanya, Hollanda, İtalya, Fransa, Belçika, İspanya ve Avusturya bulunuyor. Romanya, 80 milyon avroluk ihracatla dokuzuncu sırada Bulgaristan'ın hemen altında yer alıyor. İran açısından bakıldığında ise Bulgaristan, Doğu Avrupa ülkeleri arasında sadece en büyük ticaret ortağı olmakla kalmıyor, aynı zamanda İran'dan yapılan ithalatta dördüncü sırada yer alıyor. Geçen yıl Bulgaristan, 70.2 milyon avro değerinde İran malı ithal etti.
Bu rakamlar, arka plan anlaşıldığında daha da önem kazanıyor. Ocak 2026 sonlarında AB, ciddi insan hakları ihlalleri ve İran'ın Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşına devam eden desteği nedeniyle yeni yaptırımlar kabul etti. Buna rağmen ticaret, geçmişe göre çok daha küçük ölçekte olsa da devam ediyor. Eurostat'a göre 2025 yılında AB ile İran arasındaki toplam mal ticareti 3.72 milyar avro oldu. AB ithalatı 0.76 milyar avro değerindeyken, ihracat 2.97 milyar avroya ulaştı ve bu da AB lehine yaklaşık 2.2 milyar avroluk bir ticaret fazlasına yol açtı. İran, AB için nispeten küçük bir ortak olmaya devam ediyor; AB ihracatına sadece yüzde 0.1 katkıda bulunurken, ithalattaki payı sıfıra yakındı. 2000'li yılların ortalarında her iki pay da yüzde 1 veya biraz daha fazlaydı.
İran ile ticaret seviyeleri tarihsel olarak çok daha yüksekti. 2005 yılında AB-İran ticareti 23.8 milyar avro ile zirve yapmıştı. Bugün ise bu rakam 3.72 milyar avro seviyesinde olup, 2024'teki 4.6 milyar avroluk ticarete kıyasla neredeyse bir milyar avroluk bir düşüşü işaret ediyor.
Almanya, 2025 yılında toplam ticaretin yüzde 31.8'ini oluşturarak AB içinde İran'ın en büyük ticaret ortağı konumunda. İran'dan yapılan ithalat 218 milyon avro iken, ihracat 963 milyon avroya ulaştı. İtalya, toplam ticaretin yüzde 15.6'sını oluşturarak AB'de İran'ın ikinci en büyük ticaret ortağı oldu. 132 milyon avro değerinde mal ithal edip 447 milyon avro ihracat gerçekleştirdi. Hollanda ise AB'nin İran ile toplam ticaretinin yüzde 15.5'ini oluşturarak üçüncü sırada yer aldı. Bu üç ülke birleştiğinde, AB-İran ticaretinin yaklaşık yüzde 63'ünü karşılıyor.
Bu büyük ortakların yanında, Bulgaristan'ın 172.2 milyon avroluk ticareti mütevazı görünebilir. Ancak orta ölçekli bir Doğu Avrupa ekonomisi için AB-İran ticaretinde genel sıralamada yedinci sırada yer almak ve tüm Doğu Avrupa bloğunun zirvesinde olmak küçümsenecek bir başarı değil. Bu durum, yıllarca süren yaptırım baskısına, diplomatik çalkantılara ve çok sayıda AB kısıtlayıcı önlemine rağmen sessizce ayakta kalmış bir ticari ilişkiyi yansıtıyor. 2024 yılında AB'nin İran'a ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını makine, cihazlar, kimyasallar ve optik veya fotoğrafçılık aletleri oluşturdu. Bulgaristan'ın kendi ihracat karışımı da bu genel deseni takip ediyor, bu da İran ile olan ticaretinin lüks veya tüketim ürünlerinden ziyade endüstriyel ve teknik mallara dayandığı anlamına geliyor; bu kategoriler, algılanan gereklilikleri nedeniyle yaptırım baskısı altında daha dayanıklı olma eğilimindedir.









