
Zafer, Avrupa ve Hafıza Savaşı: 9 Mayıs Neden Bulgaristan'ı İkiye Bölüyor?
Haber Özeti
Bulgaristan'da 9 Mayıs, Nazizmin yenilgisini simgeleyen Zafer Günü ile Avrupa Birliği'nin temeli olan Avrupa Günü arasında sıkışmış durumda. Tarihi bir anma günü olmanın ötesine geçen bu tarih, günümüzde Rusya yanlısı kesimler ile Batı yanlıları arasında derin bir toplumsal kutuplaşmanın merkezine yerleşti. Toplumun bu ayrışmayı aşması, tarihi zaferi modern siyasi propagandanın bir aracı olmaktan çıkarmasına bağlı.
Bulgaristan için 9 Mayıs, iki farklı ve birbiriyle iç içe geçmiş tarihi gerçekliğin çatıştığı bir gün olmaya devam ediyor. Bir kesim için bu tarih, İkinci Dünya Savaşı'nın sonunu getiren ve Nazizmin yenilgisini simgeleyen 'Zafer Günü'yken; diğerleri için savaşın yıkıntıları üzerine inşa edilen barış ve kıtasal birliğin sembolü olan 'Avrupa Günü' anlamına geliyor. 1945'te Nazi Almanyası'nın teslim olmasıyla gelen zafer, Sovyet etkisindeki Bulgaristan'da uzun yıllar askeri geçit törenleriyle kutlandı. Ancak 1950'de Robert Schuman'ın Avrupa Birliği'nin temellerini atan deklarasyonu, 2005'te Bulgaristan'ın Avrupa Günü'nü resmi olarak tanımasıyla denklemi değiştirdi. Günümüzde bu ikili kutlama, Bulgar toplumunda derin bir fay hattına dönüşmüş durumda. Zafer Günü, Rusya yanlısı kesimler ve Sovyet nostaljisiyle özdeşleşirken; Avrupa Günü, Euro-Atlantik eksenindeki siyasetçiler ve vatandaşlar tarafından barışın simgesi olarak öne çıkarılıyor. Uzmanlar, bu kutuplaşmanın aslında ekonomik eşitsizliklerin kültürel kimlikler üzerinden dışa vurumu olduğunu belirtiyor. Özellikle Ukrayna'daki savaş, 9 Mayıs'ın sembolizmini daha da keskinleştirerek tarihi bir anmayı, modern jeopolitik bir propaganda aracına dönüştürdü. Bulgaristan'ın önündeki temel sınav, geçmişin kurbanlarını anarken, bu tarihi günü güncel siyasi gerilimlerin bir parçası haline getirmekten kaçınabilmektir.









