
Bulgaristan, Avrupa Savcı Adaylarını "Ciddi Hatalar" Nedeniyle Geri Çekti: Süreç Yeniden Başlıyor
Haber Özeti
Bulgaristan, Avrupa Savcı Yardımcılığı için belirlediği üç adayı da ciddi usulsüzlükler nedeniyle geri çekti. Adalet Bakanlığı'nın tespit ettiği "önemli ve sistemik eksiklikler" nedeniyle iptal edilen süreç, yeni ve daha şeffaf kurallarla yeniden başlatılacak. Daha önceki komisyonun yapısı ve aday değerlendirme kriterlerinin yetersizliği, sürecin meşruiyetini sorgulatmıştı.
Bulgaristan hükümeti, Avrupa Savcı Yardımcılığı pozisyonu için belirlediği üç adayı da geri çektiğini duyurdu. Adalet Bakanlığı'nın seçim sürecinde "önemli ve sistemik eksiklikler" tespit etmesi üzerine başlatılan bu hamle, süreci tamamen yeniden başlatma kararı anlamına geliyor.
Dimitar Belichev, Mihaela Raidovska ve Plamen Petkov isimli adayların geri çekilmesinin ardından, Adalet Bakanı'ndan Avrupa Kamu Denetçiliği Ofisi'ni bilgilendirmesi ve yeni bir seçim süreci başlatması istendi. Bakanlar Kurulu'ndan yapılan açıklamaya göre, yeni süreç daha net ve revize edilmiş kurallar çerçevesinde yürütülecek. Beş üyeden oluşacak yeni seçim komisyonunda, ceza hukuku veya ceza usul hukuku alanında doktoralı bir profesör, Yargıtay Ceza Dairesi'nden iki yargıç, Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı'ndan bir savcı ve en az 12 yıllık ceza hukuku ve AB hukuku deneyimine sahip bir avukat yer alacak. Ayrıca, Adalet Bakanı'nın İngilizce'ye hakim bir temsilcisi oy hakkı olmaksızın komisyonda yer alacak.
Adalet Bakanlığı'nın Ekim 2025 ile Ocak 2026 tarihleri arasında yürüttüğü ön seçimin organizasyonunda ve yasal bütünlüğünde "önemli ve sistemik eksiklikler" ortaya çıktığı belirtildi. Özellikle, Yüksek Yargı Konseyi'nin (YTK) seçim sürecine dahil olan dört üyesinin görev sürelerinin Ekim 2022'de sona ermesine rağmen pozisyonlarında kalmaları ve çoğunluğu oluşturabilmeleri, alınan kararların meşruiyetine dair şüpheler doğurdu. Ayrıca, komisyonun YTK temsilcilerinin yanı sıra Adalet Bakanlığı ve Sofya Üniversitesi temsilcilerinden oluşması, yürütme organının dahil olması nedeniyle "haklı endişeler" yarattı ve potansiyel siyasi etki riskini gündeme getirdi. Komisyonun sadece akademik temsilcisinin bağımsız kabul edilmesi, sürecin tarafsızlığını zedelediği değerlendirmesi yapıldı.
Süreci daha da baltalayan bir diğer unsur ise adayların değerlendirilmesi için önceden belirlenmiş ve kamuya açık kriterlerin bulunmamasıydı. Yetkililer, profesyonel nitelikleri, bilgiyi veya etik standartları değerlendirmek için net kuralların veya metodolojinin olmamasının, seçimin güvenilirliğini daha da sorgulanır hale getirdiğini vurguladı.









